Gazi Hüsrev Bey’in vakfiyesi: Saraybosna’da asırları aşan miras

Bosna sancakbeyi Gazi Hüsrev Bey, 1531’de kurduğu vakıf düzeni ve inşa ettirdiği eserlerle Saraybosna’yı asırlarca ayakta kalacak bir medeniyet merkezine dönüştürdü.

Gazi Hüsrev Bey’in vakfiyesi: Saraybosna’da asırları aşan miras

YEREL GÜNDEM / SARAYBOSNA, BOSNA HERSEK

Osmanlı’nın Balkanlar’daki en önemli figürlerinden biri olan Gazi Hüsrev Bey, vefatının üzerinden asırlar geçmesine rağmen kurduğu vakıf sistemi ve inşa ettirdiği eserlerle Saraybosna’nın ruhunu şekillendirmeye devam ediyor.

Sultan II. Bayezid’in torunu ve Bosna sancakbeyi olarak bölgeyi sadece fetihlerle değil, ilim ve imar faaliyetleriyle de ihya eden Hüsrev Bey, 1541 yılındaki vefatına dek Saraybosna’yı bir İslam şehri kimliğine büründürdü. Bugün kentin tarihî dokusunun temel taşlarını oluşturan cami, medrese, kütüphane ve çarşılar, onun 1531 yılında kaleme aldırdığı titiz vakfiyenin yaşayan birer parçasıdır.

Şehri Sosyal Hayatla İmar Eden Vakıf Eserleri

Gazi Hüsrev Bey, askeri başarılarının ötesinde Balkanlar’ın en mühim ilim merkezlerinden biri olan ve halk arasında "Kurşunlu Medrese" olarak bilinen Gazi Hüsrev Bey Medresesi’ni kurarak eğitimi sosyal hayatın merkezine yerleştirdi. Bu yapılar sadece mimari birer eser değil; ahlak, edep ve toplum düzeninin inşasında öncü roller üstlendi. Mühendislik harikası olarak kabul edilen 7 kilometrelik su kanalları ise şehre medeniyetin en temel unsuru olan suyu taşıyarak Osmanlı vakıf anlayışının toplumsal refaha verdiği önemi kanıtladı.

1531 Vakfiyesi: Liyakat ve Manevi Disiplin

Hüsrev Bey’in 1531 tarihli vakfiyesi, din hizmetlerinde liyakat esasını kurumsallaştıran katı şartlar içermektedir. Vakfiyeye göre cami ve medresede görev alacak kişilerin sadece alim olması yetmiyor; aynı zamanda Sünnet-i Seniyye’ye bağlı, edep sahibi ve ilmi yeterliliğe sahip hafızlar olmaları şart koşuluyordu. Bu disiplin, Saraybosna’daki manevi hayatın bozulmadan günümüze ulaşmasını sağlayan en önemli unsur olarak dikkat çekiyor.

Her Gün Kur’an ve Kesintisiz Maneviyat

Vakfiyede düzenlenen ibadet nizamı, kentin günlük ritmini asırlarca belirledi. Her cuma namazından önce Kur’an okunması ve her gün 30 hafızın katılımıyla gerçekleştirilen hatim geleneği, Saraybosna’nın ilimle yoğrulmuş manevi atmosferini tesis etti. Bugün hâlâ Gazi Hüsrev Bey Camii’nde yankılanan dualar, onun mirasının sadece taş yapılarla değil, yaşayan bir gelenekle ebedileştiğini gösteriyor. Saraybosna’nın tarihî kimliği, Gazi Hüsrev Bey’in kurduğu bu vakıf düzeninin omuzlarında yükselmeye devam ediyor.

www.yerelgundem.com