Abdi’nin yerini Barzani mi dolduracak? Suriye’de yeni denge arayışı
Ahmet Takan, Suriye’de SDG sonrası denklemde Mesut Barzani’nin rol arayışını ve ABD’nin bölgedeki hamlelerini “Rojava” tartışmaları üzerinden değerlendiriyor.
Ahmet Taş / Yerel Gündem
ANKARA, TÜRKİYE — Suriye’de dengeler hızla değişirken, SDG lideri Mazlum Abdi’nin konumu tartışılırken bu kez gözler Mesut Barzani’ye çevrildi; bölgedeki yeni güç boşluğunu kimin dolduracağı sorusu daha yüksek sesle soruluyor.
Son dönemde Suriye sahasında yaşanan gelişmeler, “ABD sahadan çekiliyor mu, yoksa pozisyon mu değiştiriyor?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Bu tartışmalar sürerken, Ahmet Takan’a göre asıl dikkat edilmesi gereken başlıklardan biri Barzani ailesinin Rojava merkezli çıkışları.
Yazara göre, ABD’nin bölgedeki politikalarına dair “terk etti” ya da “yüzüstü bıraktı” yorumları yapılırken, filmin henüz bitmediğini hatırlamak gerekiyor.
Barzani’nin diplomatik hamleleri ne anlama geliyor?
Mesut Barzani, kısa süre önce İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto ile yaptığı görüşmenin ardından Suriye’deki gelişmelere ve “Rojava’nın güvenliği”ne ilişkin açıklamalarda bulundu. Barzani, Kürtlerin yeni bir acı yaşamaması için diplomatik girişimlerin sürdüğünü, en hassas noktanın ise “Kürtlerin onuru” olduğunu vurguladı.
Ahmet Takan’a göre bu açıklamalar, yalnızca insani kaygılarla sınırlı değil; aynı zamanda bölgesel liderlik arayışının da bir parçası.
Rojava tartışmaları ve Barzani’ye yakın yayınlar
Barzani ailesine yakınlığıyla bilinen DARKA MAZI adlı sitede yayımlanan ve “editör” imzası taşıyan yazı, Rojava’da yaşananları “ihanet” başlığı altında ele aldı. Yazıda Batılı ülkelerden Arap gruplara, PKK’dan bölgesel aktörlere kadar geniş bir çerçevede suçlamalar yöneltildi.
Söz konusu metinde, ABD’nin SDG’ye desteğini çektiği, PKK’nin Rojava’yı kendi çıkarları doğrultusunda kullandığı ve Kürtlerin yeniden yalnız bırakıldığı savunuldu. Yazının sonunda ise Mesut Barzani’ye yönelik beklentilerin arttığı vurgulandı.
“ABD’den bağımsız hareket mümkün mü?”
Ahmet Takan, Barzani’nin bu süreçte attığı adımların ABD’den bağımsız düşünülemeyeceği görüşünde. Yazara göre Irak’ın kuzeyinde şekillenen siyasi yapı, bugüne kadar Washington’un desteğiyle varlığını sürdürdü ve bu denklemde ani bir kopuş gerçekçi görünmüyor.
Bu nedenle Takan, Barzani’nin Rojava için yürüttüğü diplomatik ve siyasi temasların, ABD’nin bölge stratejisinden bağımsız okunamayacağını savunuyor.
Yeni denklem: Abdi sonrası dönem mi?
Yazının temel sorusu ise şu: Mazlum Abdi’nin zayıflayan konumu sonrası, Barzani bu boşluğu doldurabilir mi?
Ahmet Takan’a göre bu sorunun yanıtı, yalnızca Suriye içi gelişmelere değil, aynı zamanda ABD’nin İran’a yönelik hamlelerine ve bölgesel güç dengelerinin nasıl şekilleneceğine bağlı. Yazı, “son sözü söylemek için henüz erken” değerlendirmesiyle sona eriyor.
Kaynak: Ahmet Takan / Yeniçağ













