Mahkeme Başkanı: Hablemitoğlu yaşasa Köstebek 2 ve 3’ü yazardı

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ayhan Bora Kaplan davasında Savcılığın gönderdiği yazı tartışma yarattı. Mahkeme Başkanı, sızıntılara tepki gösterdi.

Mahkeme Başkanı: Hablemitoğlu yaşasa Köstebek 2 ve 3’ü yazardı

Ahmet Taş / Yerel Gündem

ANKARA / TÜRKİYE — Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunda "Ayhan Bora Kaplan suç örgütü" bağlantılı sızıntı davası olarak bilinen yargılamada, Savcılığın gönderdiği gizli bir yazının henüz mahkemeye ulaşmadan basına yansıması ortalığı karıştırdı.

Suç örgütü lideri olduğu iddiasıyla yargılanan Bora Kaplan’ın ifadelerini firari Cevheri Güven’e sızdırmakla suçlanan polis memuru Serkan Dinçer ile operasyonu yöneten eski emniyet müdürlerinin yargılandığı davada, mahkeme başkanı sızıntı süreçlerine sert tepki gösterdi. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Savcısı Mustafa Kaya’nın, ifadelerin sızdırılma talimatını bizzat Bora Kaplan’ın verdiğine dair tespitleri içeren yazısının basında yer alması üzerine Mahkeme Başkanı, “Merhum Necip Hablemitoğlu yaşasa, haklı olarak Köstebek 2 ve 3’ü yazardı herhalde” ifadelerini kullandı.

Erişim Engeli Getirilen Yazı Mahkeme Tutanağında

Duruşma öncesinde Gazeteci Alican Uludağ tarafından paylaşılan ancak kısa sürede erişim engeli getirilen Savcılık yazısı, mahkeme heyeti tarafından okunarak tutanaklara geçirildi. Yazıda, firari Avukat Cengiz Haliç’e ait olduğu belirtilen bir telefonda, gizli tanık Serdar Sertçelik ile yapılan WhatsApp yazışmalarının ele geçirildiği ve ifadelerin Erk Acarer ile Cevheri Güven’e sızdırılmasını doğrudan Bora Kaplan’ın talep ettiği öne sürüldü. Mahkeme, bu yeni deliller ışığında davanın seyrini değiştirecek teknik detayların araştırılmasına karar verdi.

Sanık Polislerin Savunması: "Kurban Seçildik"

Yaklaşık 2.5 yıldır tutuklu bulunan polis memuru Serkan Dinçer, bilirkişi raporlarının "FETÖ" ile hiçbir iletişiminin olmadığını kanıtladığını belirterek tahliyesini istedi. Dinçer, "Emniyetteki fotoğrafımı kimler servis etti? Ben bir bardak sularını bile içmedim" diyerek suçlamaları reddetti. Tutuksuz yargılanan eski emniyet müdürleri Murat Çelik, Kerem Gökay Öner ve Şevket Demircan’ın avukatları ise müvekkillerinin mafya ile mücadele ettikleri için kurban seçildiklerini savundu. Avukatlar, ifadelerin sızdırıldığı fotoğraftaki "varaklı masa" detayının emniyette değil, suç örgütüyle bağlantılı isimlerin ofislerinde bulunduğunu iddia etti.

Mahkemeden Savcılığa Kritik Sorular

Mahkeme heyeti, Serkan Dinçer’in tutukluluk halinin devamına karar verirken, Savcılığa gönderdiği yazıyla delillerin kaynağını sorguladı. Mahkeme; WhatsApp yazışmalarının bulunduğu telefonun nerede ve kim tarafından ele geçirildiğini, parmak izi incelemesi yapılıp yapılmadığını, hattın gerçek kullanıcısının kim olduğunu ve telefonun Cevheri Güven’e ait olduğu iddiasının hangi teknik veriye dayandırıldığını sordu. Yargılama, teknik raporların beklenmesi amacıyla 6 Nisan tarihine ertelendi.

www.yerelgundem.com