Müyesser Yıldız’dan kritik analiz: Mazlum’u getirin bana!
Gazeteci Müyesser Yıldız, Halep operasyonu sonrası SDG, Mazlum Abdi ve İmralı ekseninde yürütülen "yeni süreç" tartışmalarını ve devlet kurumları arasındaki söylem farklılıklarını analiz etti.
YEREL GÜNDEM / ANKARA, TÜRKİYE
Gazeteci Müyesser Yıldız, Suriye’deki Halep operasyonu sonrası Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından basın kuruluşlarına iletilen bilgi notu ve Cumhur İttifakı içindeki farklılaşan söylemleri kaleme alarak "Terörsüz Türkiye" sürecindeki yeni çelişkilere dikkat çekti.
Yıldız, yayımlanan yazısında devletin ilgili birimlerinden medyaya servis edilen notlarda Mazlum Abdi (Kobani) ve SDG yönetiminin "uzlaşıya açık" olarak nitelendirilmesini eleştirdi. Özellikle MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin bu isimlere yönelik sert tepkisi ile iktidar kanadından gelen "müzakere kapısı" aralayan açıklamalar arasındaki "dil" farkının, yeni sürecin geleceği açısından kritik soru işaretleri barındırdığını vurguladı.
MİT’in bilgi notu ve Mazlum Abdi’ye bakış
Haber ajanslarına ve büyük basın kuruluşlarına iletilen açıklamaları analiz eden Müyesser Yıldız, SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ve İlham Ahmed gibi isimler için kullanılan unvanların, bu yapıların zımnen tanınması anlamına geldiği uyarısında bulundu. Yıldız, "MİT’in notunda 'SDG ve Mazlum Kobani iyi, YPG-Kandil kötü' algısı yaratılmaya çalışılıyor. Teröristbaşı olarak bilinen isimlerin uzlaşıya açık olarak lanse edilmesi, Trump dönemindeki politikalara benzer bir zemin hazırlıyor" ifadelerini kullandı.
Cumhur İttifakı içinde söylem çatlağı mı var?
Yazıda, Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in 10 Mart Mutabakatı’nı hatırlatarak SDG’nin Türkiye’yi ziyaret edebileceğine dair açıklamaları ile Devlet Bahçeli’nin grup toplantısındaki sert çıkışı karşılaştırıldı. Bahçeli’nin Mazlum Abdi için "İsrail’in kuklası, Siyonizm’in yandaşı" dediğini hatırlatan Yıldız, "MHP kanadı Mazlum Abdi’ye o tehditlerin yedirilmesi gerektiğini söylerken, Ak Parti kulislerinde bu dilin bir müzakere yöntemi olduğu savunuluyor. Ancak iki ‘devlet aklı’ arasındaki bu keskin fark, sürecin samimiyetini tartışmaya açıyor" dedi.
İmralı vizesi ve Tuncer Bakırhan’ın açıklamaları
Sürecin en sıcak gelişmesi olarak DEM Parti’ye verilen "İmralı vizesi"ne değinen Yıldız, DEM Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan’ın "İmralı’daki teröristbaşının çağrısı SDG’yi kapsamıyor" şeklindeki itiraflarını gündeme taşıdı. Bakırhan’ın Suriye meselesinin İmralı’ya sorulması talebini hatırlatan Yıldız, analizini şu çarpıcı soruyla noktaladı:
"ABD’nin bölge valisi Tom Barrack’ın Erbil’de Mazlum Kobani ile görüşeceği, DEM Parti’nin ise İmralı vizesi aldığı bir ortamda; teröristbaşı bu ziyarette 'Mazlum’u getirin bana' derse ne olacak?"













