Soner Yalçın: Türkmen-Alevilerin uzun yolu ve gecikmiş normalleşme
Gazeteci Soner Yalçın, TÜSİAD başkanları üzerinden Alevi toplumunun tarihsel süreçteki dışlanmışlıktan piyasa liyakatiyle kamusal görünürlüğe uzanan yolculuğunu analiz etti.
YEREL GÜNDEM / İSTANBUL, TÜRKİYE
Gazeteci Soner Yalçın, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) başkanlarının Alevi kökenli olmasından yola çıkarak, Alevi toplumunun tarihsel "sessizlik" döneminden modern "normalleşme" eşiğine nasıl ulaştığını irdeleyen bir analiz kaleme aldı.
Yalçın, TÜSİAD’ın önceki başkanı Orhan Duran ve yeni başkanı Ozan Diren’in Alevi kimliklerinin kişisel inanç dünyasından öte sosyolojik bir tezin yansıması olduğunu savundu. Yazısında Osmanlı’nın erken dönemindeki konar-göçer Türkmen etkisinden Cumhuriyet’in laiklik anlayışına kadar geniş bir perspektif sunan Yalçın, Alevilerin ekonomideki görünürlüğünün bürokrasiden daha erken gerçekleşmesinin tesadüf olmadığını vurguladı.
Tarihsel Gerilim: Devlet ve Konar-Göçer Türkmenler
Osmanlı Devleti’nin 15. yüzyılda merkezileşmeye başlamasıyla birlikte, deftere bağlı olmayan ve sözlü geleneği sürdüren konar-göçer Türkmenlerin denetim altına alınmaya çalışıldığını belirten Yalçın, bu durumun yüzyıllar sürecek bir gerilimin temelini attığını ifade etti. Şeyh Bedreddin, Şahkulu ve Celali isyanları gibi büyük başkaldırıların sertçe bastırılmasının, Aleviliği devlet denetimi dışında "kapalı, içe dönük ve kırsal" bir yapıya dönüştürdüğünü kaydetti. Bu güvenlik stratejisi sonucu Alevilerin dağlık bölgelere çekilmek zorunda kaldığını hatırlatan Yalçın, şehirleşmenin Aleviler için uzun süre "kimlik gizleme" anlamına geldiğini yazdı.
Cumhuriyet’in Eşit Yurttaşlık Vaadi ve Eksik Tanınma
-
yüzyılda Cumhuriyet’in ilanıyla halifeliğin kaldırılması ve şeri hukukun tasfiyesinin Aleviler tarafından "eşit yurttaşlık" umuduyla karşılandığını belirten Yalçın, bu sürece dair kritik bir saptama yaptı. Cumhuriyet’in devleti laikleştirse de din alanını tamamen serbest bırakmadığını ve Diyanet aracılığıyla Sünni merkezli bir "makbul din" alanı oluşturduğunu savunan Yalçın, bu durumun Alevilere yönelik baskıyı kaldırmasına rağmen onları resmen tanımadığını ifade etti.
Piyasa Liyakati ve Gecikmiş Normalleşme
Soner Yalçın’a göre Alevilerin bugün iş dünyasında en üst makamlarda yer alması, sivil alanın devlet politikalarından daha hızlı dönüştüğünün bir kanıtı. İş dünyasının sermaye, performans ve liyakat odaklı çalışmasının, kimlik kriterini hala masada tutan bürokrasiye göre daha kapsayıcı olduğunu belirten Yalçın, "Alevilerin kamusal alanda görünmesi bir ayrıcalık değil, gecikmiş bir normalleşmedir" dedi. Yalçın, demokratik düzende esas olanın, bireyin kimliğinin bir değerlendirme ölçütü olmaktan tamamen çıkması gerektiğini vurgulayarak yazısını sonlandırdı.













