disscuss print

Ümit Özdağ yazdı: Gerçek bir milliyetçi bu suça ortak olmaz

Ümit Özdağ yazdı: Gerçek bir milliyetçi bu suça ortak olmaz_resim MHP milletvekillerinin, Türkiye’nin birliği uğruna binlerce gencini şehit vermek zorunda kalan bir hareketin mensupları olarak Atatürk-Türkeş çizgisine ihanet etmeyeceklerine inanıyorum.

AKP ile Bahçeli arasında yapılan Anayasa değişikliği anlaşması sonucunda ortaya çıkması hedeflenen anayasanın Kuzey Kore modeli bir anayasa olduğu açık. Bu anayasa yürürlüğe girerse, Türkiye Cumhuriyeti’nin yerini Erdoğan cumhuriyetinin alacağı görülüyor. Böyle bir anayasanın Türk toplumunun ulaşmış olduğu demokratik anlayış seviyesi göz önünde tutulduğu zaman TBMM’den geçmesi mümkün görünmüyor. TBMM’den geçmesi durumunda ise Türk halkının referandumda “Burası Kuzey Kore değil” demesi büyük bir ihtimal. Ancak, olağanüstü hal rejimi ve medyada muhalefeti susturup baskı politikaları ile referandumda “evet” sonucu alınması durumunda da böyle bir anayasa ile Türkiye’yi uzun süre yönetmek mümkün değil.

Bu gerçekler bir yana o pakette şu ana kadar pek dikkat çekmeyen öyle tehlikeli bir düzenleme var ki!.. Bahse konu düzenleme Anayasa'nın 123 ve 126'ıncı maddelerine ilişkin. İşte bu maddelerde yapılması hedeflenen değişikliklerle “özerk bölge” kurulması mümkün hale gelebilecek.

EYALET MODELİNİ SAVUNDUĞU GİZLİ DEĞİL

AKP’nin milli ve üniter devleti benimsemediği iddiası bir şehir efsanesi değildir. Kaldı ki, bunu 2013 yılında “Değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen” ilk dört maddenin değiştirilmesi teklifini TBMM’ye vererek, ortaya koymuştur. Daha birkaç yıl önce İmralı’da Öcalan ile ortak anayasa yazan AKP'nin, bugün üniter ve milli devleti kabul ediyor gibi görünüp, yarın başkanlık sistemi kurulduktan sonra ilk iş olarak HDP ve PKK ile yeni bir müzakere süreci başlatmasını tahmin etmek zor değildir.

İstiklal Harbi’mizin sonucunda kurulan Aziz Cumhuriyetimizi hiçbir zaman benimsemeyen, her fırsatta Türk Milleti’ne ve milli-üniter devlet anlayışına karşı olduğunu gösteren bir politik zihniyet, Türkiye’yi hızla federasyona ve bölünmeye sürükleyecektir. Erdoğan’ın federasyonu düşündüğü, eyalet modelini savunduğu da gizli bir husus değildir.

İşte bu doğrultuda adımların atılmasını sağlayacak bir düzenleme Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncü ve 126. maddesinin ikinci fıkrasının yürürlükten kaldırılması ve eklenen yeni fıkra ile mümkün hale gelmiştir.

Öncelikle şunu vurgulayalım; Anayasa'nın ilk dört maddesi ancak 123-126 maddeler ile anlam kazanmaktadır.

Şimdi bu maddelere ve yapılan değişikliğe bakalım.

10 VİLAYETİ İÇİNE ALAN ÖZERK BÖLGE

123. madde devlet teşkilâtının düzenlenmesini sağlayan bir maddedir ve şöyledir:

“İdare kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla ve kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.”

İşte bu maddenin 3. fıkrası yapılan değişiklikle şu hale gelmiştir:

“İdare kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkişiliği, kanunla veya cumhurbaşkanı kararnamesiyle kurulur. Üst düzey kamu görevlilerin atamalarına ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenir.”

Böylece Cumhurbaşkanı, kararnameler ile devletin esas teşkilatını kurma yetkisine kavuşmuştur.

126. maddenin mevcut hali ise şöyledir:

“Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum sağlamak amacıyla, birden çok ili içine alan merkezi idare teşkilatı kurulabilir. Bu teşkilatın görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.”

Değişiklikle madde şu hale gelmiştir:

“Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum sağlamak amacıyla, birden çok ili içine alan merkezi idare teşkilâtı kurulabilir. Merkezi idare kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarının; kuruluş, görev ve yetki ve sorumlulukları Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenir.”

Bu değişikliğin amacı, TBMM’de herhangi bir tartışmaya izin vermeden, devletin kurumsal yapısının bölgesel zeminde yeniden kurulması imkanını elde etmektir. Sözkonusu düzenlemeyle Erdoğan, Güneydoğu Anadolu’da 10 vilayeti içine alan bir özerk bölge oluşturabilecektir. Buna yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılması kılıfını giydirmek hiç zor değildir. Esasen Hakan Fidan Oslo görüşmelerine katıldığı zaman kendi katılımından önce yapılan görüşmelerde yüzde 95 oranında uzlaşıldığını ifade etmiştir. İlk aşamada sözde üniter devlet modeli içinde yapılacak bu düzenleme daha sonra anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilmesi ile federe bölgeye dönüşecektir.

BEN GERÇEK BİR TÜRK MİLLİYETÇİSİNİN...

Böyle bir değişikliğin TBMM’den çıkma ihtimali yoktur. Çünkü kamuoyu derhal ayağa kalkacak, AKP ve Erdoğan geri adım atmak zorunda kalacaklardır. Ancak bu düzenlemeden sonra Türkiye bir sabah uyandığında cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile böyle bir özerk bölgenin kurulduğunu görebilir. Ve dahası aslında bu madde Erdoğan’a referandumun yapılması ve cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda devleti tekrar kurma imkanı vermektedir.

Bu noktada sorulması gereken ilk soru şudur:

MHP milletvekilleri, Erdoğan’a Türkiye’yi özerk bölge üzerinden federasyona götüren bir süreci gerçekleştirmesi için gereken gücü verirler mi? Ben gerçek bir Türk Milliyetçisinin, Ülkücü Harekete mensup bir insanın asla İstiklâl Harbinin sonunda kurulan milli ve üniter devleti tasfiye edecek bir sürece ortak olmayacağına inanıyorum. MHP milletvekillerinin, Türkiye’nin birliği uğruna binlerce gencini şehit vermek zorunda kalan bir hareketin mensupları olarak Atatürk-Türkeş çizgisine ihanet etmeyeceklerine inanıyorum. Hiçbir makam, mevkii vaadinin onları çocuklarına ve torunlarına Türkiye’nin özerklik-federasyon-parçalanma çizgisinin suç ortakları haline getiremeyeceğine inanıyorum.

Prof. Dr. Ümit Özdağ

Gaziantep Milletvekili

Odatv.com


REKLAM ALANI - SİZE FAYDALI REKLAMLAR...


Bu haber 13/12/2016 17:48 tarihinde eklenmiştir.

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
captcha
 
Authors