Ayla CONGAR
İş Kadını - Yazar



ayla@aylacongar.com.tr


ERKEKLER KADINLARI NEDEN DÖVER?

Kadınlar arasında bir anket yapılarak neden dayak yedikleri sorgulanmış. Şu sonuç çıkmış ortaya:

- Kadının cinsel ilişkiye girmek istememesi,
- Fazla kilo aldığı iddiası,
- Çocuk doğuramaması veya erkek çocuk doğuramaması,
- Yemek beğenmemek.
- Kadın tarafından erkeğin giyeceklerinin yıkanıp, ütülenmemesi.
- Kapının geç açılması.
- Kadının hasta olması ve iyileşememesi,
- İzinsiz dışarı çıkması.
- Çocuğun başarısızlığı.
- Sobanın yanmaması,
- Çocuğun babaya benzememesi,
- Kadının boşanmak istemesi,
- Erkeğin başka kadınlarla olan ilişkisine karışılması,
- Çalışan kadının maaşının tamamını erkeğe vermemesi,
- Berdel evliliği ret etmesi,
- Kadının çalışmak istemesi.
-* Erkeğin işsiz kalması,
- Ailenin ekonomik sıkıntı çekmesi,
- Erkeğin tuttuğu takımın yenilmesi,
- Alkol ve kumar alışkanlığı olan eşin kadın tarafından uyarılması,
- Erkeklerin kendi arasındaki maço erkek tartışması.”



Raporda, erkeğin uyguladığı fiziksel bazı şiddet yöntemlerine örnek olarak da “Yumruk, tekme, sopa, kemer kullanılarak, yüze, göze, kafaya, göğse, sırta ve dize vurulması”, “Yüze, göze, asit, kezzap gibi yanıcı maddeler atılması”, “Kaynar su, çay suyu, kahve suyu fırlatılması”, “Yanan sigaranın çıplak vücutta söndürülmesi”, “Bıçakla ve silahla yaralama” gösterildi.
Dayak yiyen kadınların en çok üzüldüğü şey:

Yabancıların, yakınlarının, özellikle çocuklarının önünde dayak yemekmiş.
Kadının, gördüğü şiddetin vücudunda gözle görünür bir iz bırakması halinde de üzüntüsünün artıyormuş.

Raporda, kadına yönelik şiddetin önlenmesinde kadınların bazılarının kendilerine ait önerileri varmış.

Kadınlar, kendilerine uygulanan şiddet türünün aynısının erkeğe de uygulanmasını istiyorlarmış.


Rapora göre, şiddete maruz kalan kadınların önerileri arasında, “Şiddetin yüz kızartıcı suçlar kapsamına alınması, şiddet gösteren erkeklerin akıl ve ruh sağlığı yönünden tedavi edilmesi ya da televizyon, gazete, internet ve belediyelerin reklam panolarında teşhir edilmesi” de bulunuyor.
Kadınların bir kısmı da şiddetten korunmak için kimlik değişikliği, estetik ameliyat ve 24 saat korumalı tedbir istiyormuş.

(((Şimdi şu dayak nedenleri üzerinde biraz konuşayım, tabi kalemimle, pardon, bilgisayar tuşlarıyla. Kendi düşüncelerimi 3 tırnak içinde yazacağım. Ne tesadüf. Şu anda televizyonda Seda Sayan dayaktan bahsediyor. Galiba çok konuşulan bir konu bu.)))

- Kadının cinsel ilişkiye girmek istememesi.

(((Kadının cinsel ilişkiye girmek istememesi erkekleri çok rahatsız eder, buna katılıyorum. Artık sevilmediğini, beğenilmediğini veya başka bir erkeğin varlığını düşünür ama kendinde hiç kabahat aramaz. Bu durumun nedenlerinden birisi karısına kötü davranması hatta dövmesidir. En önemli neden ise ilişki sırasında onunda kendisi gibi bir birey olduğunu düşünmeyip; kendi zevkleri üzerine yoğunlaşmasıdır. Temizliğine dikkat etmemek hoyrat davranıp, canını yakmak da bir diğer nedendir.)))

- Fazla kilo aldığı iddiası.


(((Eğer kadının şişmanlamasına neden olabilecek, tiroit gibi bir hastalığı yoksa, boğazına hâkim olamadığı için kızmakta haklıdır ama dayak asla. Dayağa hiçbir şekilde katılmıyorum. Şişmanlığını beğenmediğini, kendisine dikkat etmesini güzellikle söyleyebilir, yardım almak için doktora başvurabilirler birlikte.)))

- Çocuk doğuramaması veya erkek çocuk doğuramaması.

(((Bunun sorumlusu kadınsa eğer; bunun kendi kısmeti de olduğunu düşünmesi gerekir. Erkekler unutmasınlar ki: Bu konuda kadının kusurlarını tıp daha kolay ortadan kaldırabiliyor, erkekte bazen çaresiz kalabiliyor.
Yakınım olan bir çiftin çocukları olmuyordu. Her ne kadar damadın annesi benim oğlum aslan gibi, nasıl çocuğu olmaz diye diretse de kendileri eğitimli kişiler oldukları için hemen doktora gittiler. Yalnız damat, kimin çocuğu olmuyorsa yoluna gitsin demiş eşine. Sonuçta erkeğin kusurlu olduğu, çocuğunun olmasının mümkün olmadığını öğrendiler. Çocuğu olmayan yoluna gitsin diyen erkek başını önüne eğip evine döndü. )))

- Yemek beğenmemek.

((( Varlıklı bir evde yemek beğenmemek diye bir şey olamaz, ancak seçmek olabilir. Neden? Çünkü her türlü malzeme elinin altında olan bir kadının güzel yemek yapması, güzel sofralar kurması doğaldır. İstisnalar kaideyi bozmaz tabii. Yemeği beğenmeyen erkek evde gerekli malzemelerin olup, olmadığının farkında mı acaba?)))

- Kadın tarafından erkeğin giyeceklerinin yıkanıp, ütülenmemesi.

(((Bu konuda ne diyeceğimi pek bilemiyorum. Eğer kadın çalışmıyorsa bunu yapmalı diyeyim, çalışıyorsa; erkek de işlerin bir ucundan tutmalı. Bir yerde okudum. İyi bir yönetici olmak isteyen bir erkeğin kendi ütüsünü yapmayı bilmesi gerekiyormuş.)))

- Kapının geç açılması.

((( Bu hassas bir konu. Erkeğin kızma nedeni nedir? Eğer kapının geç açılma nedeninin evde bir erkek olduğunu düşünmesi ise çok ayıp. Eğer yorgun geldiyse ve kendini rahat bir koltuğa atmak istiyor da kapının bir ana önce açılmasını istiyorsa düşünmek gerek. Kızmakta haklı olabilir ama dayak asla kabul edilebilir bir şey değil.)))

- Kadının hasta olması ve iyileşememesi.

(((Bu çok acı bir şey.

Zengin, fakir eğitimli, eğitimsiz, erkeklerin çoğu kadınlar hasta olduğu için kızıyor,bunun nedenini anlamaktan acizim. Şefkatle bakanlar da var, onların hakkını yemek günah olur. Altında çok derin psikolojik nedenler aramak gerek, çoğu erkekte müşterek olan bu durumun. İlgilenmemesinin yanında dayak atmasının su götürür tarafı yok. Allah onları karılarının bakımına muhtaç etsin, ne diyeyim.)))

- İzinsiz dışarı çıkması.

(((Haber vermeye evet, izne hayır. Kimse kimseye hesap vermeye mecbur değil. İzin alması gerekmiyor. Ancak ben şuraya gidiyorum diye haber vermesi iyi olur, doğrusu budur, daha çok kendisi için. Size gerçek bir olay anlatayım. Burada kahraman erkek ama kadın da olabilirdi, evin çocukları da.

Bir adam işinden çıkınca doğru evine gidermiş. Eve geldiği saat 5 dakika aşağı, 5 dakika yukarı belliymiş. Bir gün zamanında gelmemiş ve karısı hemen polise başvurmuş. Adamı, o gün aldığı maaşı çalınmış, başından yaralanmış bir vaziyette bir dere yatağında bulmuşlar. Eğer her gün aynı saatte evine gelen birisi olmasaymış; kan kaybından ölecekmiş. Gittiğiniz yeri bildirmeniz, erkek olsun, kadın olsun herkes için en doğru hareket. Kendinizi merak ettirip; kimseye eziyet etmemelisiniz. Gittiğiniz yerde iken deprem oldu, enkaz altında kaldınız, sizi nerede arayacaklar. Sözüm hem kadınlara hem erkeklere hem de çocuklara. Ne olursa olsun dayağa şiddetle karşıyım)))

- Çocuğun başarısızlığı.

(((Çocuğun başarısının neden kadından sorulduğunu anlamıyorum. Erkekler kendilerinin her şeyi bildikleri iddiasında oldukları halde neden çocuklarının dersleri ile ilgilenmiyorlar? Bir de üstüne üstlük karılarına dayak atıyorlarmış bu yüzden. Çocukların neden annelerini daha çok sevdikleri anlaşılıyor. Dayak atan babayı kim sever, üstelik kendileri için.)))

- Sobanın yanmaması.

(((Soba yakmak erkek işidir. Kadının yaktığı soba iyi yanmaz nedense. Nasıl erkek bunlar hem üstüne düşeni yapmıyor hem de dayak atıyor. Elleri kırılsın diyeyim mi acaba? Ya bedduam tutarsa diyorum, ne çok erkeğin eli kırılır, ülkenin işleri aksar.)))

- Çocuğun babaya benzememesi.

(((Bu çok kötü bir dayak bahanesi. Kendi kompleksinin ürünü bir düşünce. Zavallı adamlar bunlar, kendine güvenleri olmayan küçük insanlar. Dayağı onlara atmalı. Zaten bir gün kadınların tepesi atacak; örgütlenip dayak timleri kuracaklar. İlk üyesi ben olurum herhalde.)))

- Kadının boşanmak istemesi.

(((Bu çok hassas bir konu. Böyle bir konu yalnızken açılmamalı. Allah korusun, dayaktan daha kötü şeyler de olabilir. Aslında boşanmak isteyen kadına, üstelik boşanmak istemiyorsa bir erkeğin, dayak değil gül atması gerekir, aksini yapmak açıkça aptallıktır. Dayak boşanmak isteyen kadının kararının kesinleşmesini sağlamaktan başka işe yaramaz.)))

- Erkeğin başka kadınlarla olan ilişkisine karışılması.

(((Hem suçlu, hem güçlü. Hem ihanet et hem de dayak at hesap sorulunca. Aklı olan erkek dayak yerine çiçek alır karısına, inkar eder.)))

- Çalışan kadının maaşının tamamını erkeğe vermemesi.

(((Senin paran, benim param, benim param yine benim param. Öyle mi düşünüyor bu kadınlar acaba? Versin ama parasının tamamını istemek de neyin nesi oluyor? Bir de ben kadın parası yemem derler, derler de attıkları zaman mangalda kül kalmaz. Ben o kadının yerinde olsam bir dakika durmam. Yalnız kalsın bakalım kimi dövecek o zaman.)))

- Berdel evliliği ret etmesi.

(((Bana berdelden hiç bahsetmeyin. Aptalca bir şey, kendi kendilerini ipotek ediyorlar babalar, kızlarınınkini de beraber.)))

- Kadının çalışmak istemesi.

(((Hiçbir kadın zevk için çalışmak istemez, istisnalar kaideyi bozmaz. Haklı bir nedeni vardır muhakkak. Hem ev işi hem dışarıda çalışmak çok zordur. Hangi kadın sebepsiz yere yıpranmak ister? Erkek kadının çalışmasını istemez çünkü ekonomik özgürlünü kazanması onu korkutur.

Kendisini terk edeceğinden korkar.
Başka erkekler tanıyıp; kendisini beğenmeyeceğinden korkar.
Korkar da korkar.
Erkekler çok korkar aslında.
Kadınlar bunu hiç anlamaz.

Kadın çalışmak istediğini söyleyince, kavga çıkar. Kadının çalışma sebebi çok makul olduğu için erkek onunla sözlerle başa çıkamaz ve dayağa başvurur. Bu da bir korkaklıktır. Kaba güç konusunda kendinden daha aşağı bir kadını fikirlerinden dolayı dövmek ayıptır, günahtır. Ne diyeyim ki ben bunlara, beddua mı edeyim yine?)))

-* Erkeğin işsiz kalması.

(((Erkek işsiz kalınca aşağılık kompleksine kapılır. Kendini zavallı hisseder. En yakınında kim varsa acısını ondan çıkarır, nazını en çok çekenden. Kendine güveniyorsa komşu adamı dövsün; bak neler oluyor.)))

- Ailenin ekonomik sıkıntı çekmesi.

(((Bunun cevabı da aynı. Ekonomik sıkıntı erkeğin başarılı olmayıp, para kazanamamasından kaynaklandığı için yine komplekse kapılıp gücünün yettiği karısını dövüyor. Anasını dövmeli bakalım ne yapacak?)))

- Erkeğin tuttuğu takımın yenilmesi.


(((Sanki kendisi oynuyor ya da takımın çalıştırıcısı

- Alkol ve kumar alışkanlığı olan eşin kadın tarafından uyarılması.
(((Bunu yapan kadın en talihsiz kadın, aynı zamanda da aptal. Bir sarhoş uyarıdan ne anlar? Kafası iyidir, kendini dünyanın fatihi sanır ve hemen dayağa girişir.)))

- Erkeklerin kendi arasındaki maço erkek tartışması.”

(((Neden erkekler kendi aralarında maçoluk muhabbeti yaparlar, kadınlar yapmaz ve nedenini de anlamaz. Birbirlerine maçoluk kahramanlıklarını anlatır diğerlerini kışkırtırlar. Diğerleri de kalkar karılarına tatbik eder bunu.
Neden erkekler konuşmayı bilmez, neden diyalog kurmayı beceremezler? Eğer bunu yapabilselerdi; hiç karıkoca kavgası olmazdı.)))

“Şiddetin yüz kızartıcı suçlar kapsamına alınması, şiddet gösteren erkeklerin akıl ve ruh sağlığı yönünden tedavi edilmesi ya da televizyon, gazete, internet ve belediyelerin reklam panolarında teşhir edilmesi”

(((Bu konudaki yaptırımları çok beğendim ama kadınların bir isteği vardı, o yapılsaydı; daha çok hoşuma giderdi.

Kadınları döven erkekleri dövmek!
Karısına yaptığının aynısını ona yapmak.

Bu gün kadın ve şiddet konusunda bir konferans varmış ve Colin Powell da davet edilmiş. Ona politik sorular soruyordu Birand, ben orada yakaladım konuşmayı. Bu gün televizyonda benim gördüğüm kadarıyla bu konu 2 kez işlendi. Bu gün bu konu ile ilgili özel bir gün mü, yoksa bir sezi mi benim bu konuda yazmam? Bayağı merak ettim.)))





(*) Haber Sitelerine - Özel Server - Bilgi ve sipariş için Tıklayınız...

Bu yazı 21/10/2009 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Eşim Hasan Congar’ı kaybettim.
  2. Başbakan en aşağı üç çocuk yapın diyor.
  3. Kuşların ortak aklı var.
  4. En soğuk kış bile yaz gelene kadar.
  5. Muğla...
  6. Karışık Ubuntu
  7. Alışırız...
  8. Çocukluğumdan anılar
  9. Aşk ve Sevgi üzerine gerçek bir hikaye...
  10. Akıllı kadınlar neden yalnızdır
 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors