Yusuf İNAN
GÜNDEM -GENEL YAYIN YÖNETMENİ



editor@yerelgundem.com


Sabahattin Önkibar Dr. Enver Ören'in yanındaki ETÖ Ajanı mıydı?

Sabahattin Önkibar ismi Türkiye Gazetesi ve İhlas Holding Patronu ve abisi Dr. Enver Ören ile birlikte anılırdı. O yıllarda Türkiye Gazetesi Zaman Gazetesi'nin şu an ki etkisine sahipti. Türkiye'deki tüm yeni icatlar İhlas Grubu'ndan çıkardı.

Türkiye'deki ilk islami gazete, ilk islami televizyon, ilk haber ajansı Dr. Enver Ören'e aittir. İHA'dan önce de AA gibi başka haber ajansları vardı ancak İHA kadar yaygın olanı yoktu. İHA kısa sürede Türkiye'de marka olmuştu.


Türkiye Gazetesi'nin ilk kuruluşu Hakikat Gazetesi adıyla 22 Nisan 1970 yılındadır. 29 Mart 1972 tarihinde Türkiye Gazetesi ismini almıştır.

Türkiye'de abonelik sistemini ilk uygulayan Türkiye Gazetesi ile Dr. Enver Ören'dir. O da bu sistemi Japonlardan almıştır. 10 Aralık 1989 tarihinde 1.424.350 tiraja ulaşmıştır. Bugüne kadar da bu rekor kırılamamıştır. En yakın takipçisi Zaman bir milyon sınırında dolaşmaktadır.

Türkiye Gazetesi, İHA ve İhlas Küçük Ev Aletleri'nden sonra Dr. Enver Ören'in en büyük projesi İhlas Finans'tır. İhlas Finans, 28 Nisan 1995 tarihinde kurulmuştur. İhlas Holding bünyesindeki bu faaliyetler tüm Türkiye'de göz kamaştırmıştır.


İşte İhlas Grubu'nun en parlak zamanlarında Sabahattin Önkibar Dr. Enver Ören'in en yakınlarındadır. Sabahattin Önkibar 'ın Türkiye Ankara Temsilciliği'nden ayrılması ile İhlas Finans'a el konulması aynı tarihtedir.

Yıl 2001...

Bu tarih aynı zamanda İhlas Grubu'na, Dr. Enver Ören'e yapılan bir operasyon niteliği de taşır.


Kaba hatlarıyla bu bilgileri verdikten sonra Sabahattin Önkibar'ın 30 Mayıs 2012 tarihli yazısına bakalım.




“Bülent Ecevit'i kim öldürmek istedi?”

Yıl: 2001.
Ekonomik kriz patlamış, bütün Türkiye gibi İhlas Holding de buhranda!
İşte o günlerde Enver Ören aradı: “Sabahattin, havalimanından arıyorum, Holding olarak çok zordayız. Başbakan ile derhal görüşmemiz gerekiyor, bunu bu akşam sağlayabilir misin?”

Aynı günün akşam saatlerinde Enver bey ile beraber Başbakan Ecevit’in huzurundayız.

Ecevit’in yanında her zaman olduğu gibi Hüsamettin Özkan var.

Enver Ören hemen söze girdi: “Sayın Başbakanım çok zordayız. Sizden para istemiyorum. Ben İsrail Bankalarından 100 milyon dolar buldum. Bana devlet bankaları teminat mektubu versin yeter. Başka bir şey istemiyorum.”

Rahmetli Ecevit bu isteme dehşet bir karşılık veriyor: “Sayın Özkan Enver bey para istemiyor, mektup istiyor. Yazın bir mektup, verin gitsin!”

Hüsamettin Özkan ile göz göze geliyoruz. O an ikimiz de dudaklarımızı ısırıyoruz zira Türkiye’nin Başbakanı devlet bankalarının vereceği teminat mektubunun aslında para demek olduğunu bilmiyor ya da unutmuş!

Özkan cevap veriyor: “Efendim teminat mektubu demek zaten para demek.”

Ecevit: Öyle mi?

Bu anekdotu aktarmaktaki maksadım Sayın Ecevit’in son döneminde gerçekten hasta olduğunu nu ortaya koymak ve bu hastalığın devlet yönetimini engellediğini ifade etmek içindir.

Buradan hareketle Ecevit’le ilgili olarak o dönem çıkan hastalık haberlerinin gerçekliği bağlamında eksik var, fazla yoktur!

Gelelim hastanedeki öldürme ya da iş göremez raporu tezgâhı iddialarına?

Rahşan Ecevit de açıkladı Koruma Müdürü Recai Birgün’ın beyanları hezeyandır ve bir yerlerden intikam alma ile diğer yerlere yaranma adınadır!

Prof. Haberal cerrah olduğu için hiç zaman Ecevit’in doktoru olmamış sadece rektör sıfatı ile kamuoyunun önüne çıkmıştır. Dolayısı ile Haberal’ı Ecevit suikastçısı gibi sunmak ve görmek insafa sığmaz! Eğer bu iddia ciddiye alınıyor ise Haberal’dan önce Hüsamettin Özkan’ın hesap vermesi gerekir çünkü her şey onun kontrolünde idi!

Bu arada Ecevit’in o günlerdeki hastalığı ve fiziki yetersizliği Çankaya Köşkü’nden Genelkurmay’a pek çok çevreyi üzmüş ve düşündürmüştür lakin çirkin şeylere tevessül edildiği iddiaları yakıştırmadır çünkü takdir edeceğiniz gibi bir Başbakan’a bölükler ya da guruplar halinde komplo ya da tezgâh kurulmaz!



Sabahattin Önkibar'ın yazısı daha devam ediyor. Ancak Dr. Enver Ören ile ilgili olan tarafı bu kadar...


Şimdi Sabahattin Önkibar'ın bölümü başlıyor!

Sabahattin Önkibar Dr. Enver Ören'in parlak dönemlerinde en yakınlarında bulunan isim iken, Dr. Enver Ören yıkılırken ilk kaçanlardan. Acaba Sabahattin Önkibar İhlas Grubu'nun içine Ergenekon tarafından sokulmuş bir ajan mıydı?

Neden yıkılırken bırakıp gitti?


Türkiye'nin alternatifsiz büyüyen en başarılı grubu olan İhlas Grubu'nun yıkılışında Sabahattin Önkibar'ın ve çok savunduğu Mehmet Haberal'ın şu an yargılandığı Ergenekon Terör Örgütü'nün parmağı var mıydı?

Bu sorular yıllardır cevap bekliyor? Sayın Enver Ören ölüm tehditi altında değilse bu konuları açıklamalıdır. Böyle bir tehdit olsa bile doğruları Türkiye kamuoyu ile paylaşmalıdır.


Dr. Enver Ören iki kez böbrek nakli oldu. Bunlardan bir tanesi 2006 yılında Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde Prof. Dr. Mehmet Haberal ve ekibi tarafından gerçekleştirildi. Dr. Enver Ören'e beyin ölümü gerçekleşmiş bir öğretmen olan Ertan Özbasmacı'nın böbreği nakledildi.

Kamuoyuna açıklanan bilgi bu...


28 Şubat ve Ergenekon davasında dinlenmesi gereken iki kişi var. Bunlardan biri Dr. Enver Ören, diğeri de Kombassan Holding'in kriptosu Haşim Bayram'dır...


Türkiye'de hızla büyüyen İhlas ve Kombassan Holding'in yıkılışı benzer yöntemlerle oldu. Bu süreci yakından takip eden biri olarak Haşim Bayram ve Dr. Enver Ören'in artık konuşması gerekir diye düşünüyorum.

Bu süreçte Sabahattin Önkibar'ın rolü var mı o da en ince ayrıntısına kadar araştırılmalı ve ortaya koyulmalıdır.

Bu yazımdan Sabahattin Önkibar da alınmamalıdır. Kendisi deneyimli gazetecidir. ETÖ sanıklarını savunmasının sırlarını bizlerle olmasa bile okuyucularıyla paylaşmalıdır...


*

Dr. Enver Ören'e kişisel tek sorum; "o yıllarda borsada en hareketli hisseler arasında yer alan İhlas Grubu'na ait hisselerdeki asansör hareketini yapanların kimler olduğunu biliyor mu?

Bu sürece kendisi de dahil miydi?

O yıllarda borsada en tehlikeli hareketleri iki grubun hisseleri yapardı. Biri Uzan grubu, diğeri de İhlas Grubu hisseleriydi.

Bu hisselerden çok fazla para kazanan olduğu gibi, çok da canı yanan oldu.

Bu işin vebali kimdedir?"







(*) Haber Sitelerine - Özel Server - Bilgi ve sipariş için Tıklayınız...

Bu yazı 30/05/2012 tarihinde eklenmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. AKP'nin İzmir Milletvekilleri ve 2015 seçimleri...
  2. Aziz Kocaoğlu ve Ali Engin'i hafife almayın!
  3. 2015'de İzmir'de HDP rüzgarı esecek...
  4. Ukrayna Odessa Muavin Konsolosu Leman Sınav ile tele röportaj...
  5. Hasan Tahsin ve Şebnem Bursalı'nın kayıkçı kavgası...
  6. AKP İzmir'i neden kaybetti, CHP neden kazandı?
  7. Sümeyye Erdoğan dans kursuna gitse ne olur?
  8. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a interneti tekrar nasıl sevdirebiliriz?
  9. Bayramınız Bayram Olsun mu?
  10. İzmir siyaseti ve 2015 milletvekili adayları...
 
Sayfalar: 1 2

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Authors